SON DAKİKA : 12:55: Okurlarımızın Dikkatine-Artık sitemizdeki haberlere ve köşe yazılarına yorum yapabilirsiniz...      
KATEGORİLER
E-Bülten

 

Anket

Yeni sitemizi beğendiniz mi?


Oy Ver


Döviz


Hava Durumu

ADANA ADANA ADANA
Üç Günlük Hava Tahmini
ADANA

Reklam Alanı








İstatistikler


Neyin bayramı
Neyin bayramı Güney İlleri Özel Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Halit Atik, sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı buruk kutlayacağını belirterek, “Hekimde bayramlık hal mi kaldı? Bir söz vardır, ‘Bayram benim neyime’ diye, tam da o günlerdeyiz; bayram bizim neyimize” dedi.

 

Güney İlleri Özel Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Halit Atik, sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı buruk kutlayacağını belirterek, “Hekimde bayramlık hal mi kaldı? Bir söz vardır, ‘Bayram benim neyime’ diye, tam da o günlerdeyiz; bayram bizim neyimize” dedi.

 

“Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire” adlı tıp okulunun açılış tarihi olan 14 Mart 1827, Türkiye’de modern tıp eğitiminin başlangıcı olarak kabul edildiğini ifade eden Atik, ilk Tıp Bayramı 1. Dünya Savaşı sonunda, 14 Mart 1919’da, işgal altındaki İstanbul’da, yabancı işgal kuvvetlerine karşı tıp öğrencilerinin bir tepkisi olarak kutlandı. Günümüze kadar gelen bu “14 Mart Tıp Bayramı” kutlamaları, artık içinde bulunduğu haftayı da kapsayacak şekilde “Tıp Haftası” olarak kutlanmaktadır” şeklinde konuştu.

 

 

Atik: Hekimin kafası bozuk

 

Güney İlleri Özel Sağlık Kuruluşları Derneği (GUSİDER) Başkanı Halit Atik, sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayacak morallerinin kalmadığını savunarak, “Bu kuşku ve korkuların yarattığı kaos ortamında biz hangi bayramı hangi moralle kutlayacağız?” dedi.

Atik, sağlık çalışanlarının kendi içlerinde aradıkları soruların cevaplarını şöyle sıralıyor:

 

Neyin “Bayramı”

Bir söz vardır, “bayram benim neyime” diye, tam da o günlerdeyiz; bayram bizim neyimize…

 Sağlık çalışanları 14 Mart 2010 Tıp Bayramı’nda kendi içlerinde şu soruların cevaplarını arıyor:

“- Yarın ne olacak?

- Bu kadar çok yasa değişikliğinde ben ne olacağım?

- Ne yapmam lazım?

- Nasıl yaşayacak, nerede çalışacağım?

- Çalışma koşullarımda neler değişecek?”

Belirsizlik ve güvensizlik tüm sağlık çalışanlarının ortak sorunu olmuştur.

Hekimlerin hali iç açıcı değil.

Bu yıl hekimler artık bir karar vermek zorundalar.

SGK ile anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında çalışacaklar.

Kamuda çalışacaklar.

SGK ile anlaşması olmayan sağlık kuruluşlarında çalışacaklar.

Hekimler nerede çalışırlarsa o sistemin kölesi durumuna düşecekler.

Hekimler bugün 14 Martı kutlamak yerine yaşamlarını ve sağlıkla ilgili politikalarda yapılan uygulamalardan nasıl etkileneceklerini düşünüyorlar. Sorular soruyor, duyup gördüklerinin muhasebesini yapıyorlar. İşte o muhasebeden çıkan dâhili sohbetlerdeki konular:

1. Çalışma saatlerimiz çok fazla uzayacakmış. Artık çok daha uzun saatler çalışacakmışız..

2. Bugüne kadar sanki az hasta bakılıyormuş da bundan sonra daha çok hasta bakıp döner sermayeden fazla pay alabilirmişiz?

3. Önümüzdeki yıllarda evimizi geçindirmekte zorlanacakmışız?

4. Tam güne geçince maaşlarımız daha iyi olacakmış? Ama elime geçen para neden azaldı ki?

5. Emekli olsam özelde iş bulur muyum, istifa etsem özele geçsem iyi mi olurdu? Acaba istifa etsem özelde kadro boşluğu var mı? Özelde kadro kısıtlaması varmış. Özelde bir hekim işten çıkarılmadan orada iş bulmam mümkün değilmiş.

6. Hekimliği bıraksam ne iş yaparım, hekim olmasam daha iyiymiş. Hata yapmışız? Bunca yıl okuduktan sonra ne yapacağım şimdi?

7. Yaptığımız tedaviler nedeniyle yargılanacakmışız.

8. Hangi reçetemizden ya da hangi tedavimizden dolayı yargılanırız, ifade veririz?

9. Ödeyeceğimiz tazminatlar ne kadar olur, çok mu fazladır? Ödeyebilir miyiz? 

10. En ufak hatada çok ciddi tazminatlar varmış, acaba ne kadarı doğru? Bu konuları bilen iyi avukatlar var mıdır?

 11.Geçen bir arkadaşımızı reçete yazdı diye gözaltına aldılar. Ben de bir arkadaşımın çocuğuna ilaç yazmıştım, grip demişti… Beni de içeri alacaklar mı?

12. Ne yapmalıyım ki kazasız belasız bu günü geçirebileyim? Acaba bu hastalardan beni bir şekilde şikâyet eden olur mu? Hasta şikâyetleri ve hekimlere fiziksel şiddet daha da artacakmış..

13. Hastayı çok geç getirmişler kurtaramadım. Hasta yakınları beni suçladılar geç getirenler mi suçlu yoksa ben mi suçluyum? …

14. Geçen gün basında “hırsız, sahtekâr doktorlar” diye yazı çıktı, böyle bir şey benim de başıma gelirse çocuklarıma ne derim? Artık bu tip olaylara alışmalıymışız.

15. Bu ay kaç gün eve gitmeyeceğim. Belli değilmiş?

16. Gece vardiyasında kaç saat çalışacağım? Her an değişebilirmiş.

17. Çokçuklarımı, eşimi bu ay kaç kez göreceğim. Her ay çocuklarımı göreceğim gün değişecekmiş?

18. Hasta sayımda düşüş var, daha da düşerse aile hekimliğim tehlikeye girebilirmiş..

19. Hastanın isteklerini yapmazsam başka aile hekimini tercih edebilirmiş..

20. Aile sağlığı merkezinin kira, elektrik, su, telefon gibi giderleri artık bizim maaştan kesilecekmiş?

21. Hastalardan önümüzdeki günlerde daha çok para alınacakmış, acaba hasta sayısı iyice azalır mı? Hastalar para ödeyemezse sağlık hizmetini alamayacakmış.

22. Acilde çalışan bir arkadaşım gece uzman çağırmamış, çok ciddi bir miktar tazminat ödüyormuş. Her hastaya uzman çağırsam daha mı iyi olacak? Uzman hekim gelirse benim sorumluluğum bitecekmiş..

23. Elimde bir derece ile acilin kapısında gelen hastaların acil olup olmadığına karar verecekmişim. Hasta daha kapıdan girerken hayati tehlikesi olup olmadığını anlayacakmışım.

24. Başta üniversite hastanelerinde olmak üzere iflaslar oluşacakmış..

25. Öğrenci ve asistan eğitiminde önemli aksaklıklar yaşanacakmış..

 

26. Ciddi ve ölümcül komplikasyon riski olan hastalar ortada kalacakmış. Çünkü ağır hastalara kimse dokunmak istemeyecekmiş.

27. Hekimlerdeki motivasyon kaybı toplumda hissedilecekmiş. Hekimler hastaları ile mekanik bir iş yapıyor gibi olacaklarmış. .

 

 

28. Sağlık kuruluşları iyice dar boğaza girecekmiş…

29. Özel sağlık kuruluşları özelikle hekimlerin kuruluşları tıp/dal merkezleri kapanmak zorunda kalacakmış..

30. Hekimler bu kuruluşlarını büyük özel sağlık kuruluşlarına satmak zorunda kalacaklarmış..

31. Kamu hastane birlikleri yasası çıkacak, yönetimler değişecekmiş..çalışanlar sözleşmeli olacak ve hakları biraz daha kırpılacakmış…

32. Şimdi özel hastaneler uluslar arası kurumlara hisse satmaya başlamış. İlerde özel hastanelerin çoğunu büyük uluslararası kurumlar alacakmış?

33. SGK sigorta şirketi olarak bu işi yapacak uluslararası sigorta şirketlerine satılacakmış..

34. Sağlığımız da enerji kuruluşları, Telekom ve bankalarımız gibi yabancılara gidecekmiş.

Bu kuşku ve korkuların yarattığı kaos ortamında biz hangi bayramı hangi moralle kutlayacağız?

Konunun yabancısına “çok fantastik” gelebilecek yukarıdaki tespitler, yaşanan ve yaşanacak olanların sadece bir kısmıdır. Örgütlülüğün giderek daraldığı hekim ve sağlık kesiminde, kaybedilen örgütlenmenin değerini anlamamız gereken noktadayız.

İnşallah geç kalınmamıştır.

 

 

Bu haberi Faceboook'ta paylaş

Yayınlanma Tarihi: 10.03.2010
Okunma Sayısı: 226

Siz de Yorum Yazın










Güvenlik Kodu




LÜTFEN DİKKAT!!!

Yukarıdaki Güvenlik kodunu girmemeniz halinde sistem yorumunuzu otomatik olarak reddedecektir.